Makaleler

Yeşil Ekonomi, Eşitsizlikler ve Kadın – Ebru Voyvoda

40,00

Hiç kuşkusuz, iklim değişikliği ve ekolojik yıkım ile bu sürecin insan toplulukları için oluşturduğu tehditler, içinde bulunduğumuz dönemin küresel ölçekte “kriz dönemi” olarak tanımlanmasındaki en önemli faktörlerden biridir. Bununla birlikte, bu küresel “kriz” halinin yalnızca iklim krizi ve ekolojik kriz ile sınırlı olmadığını, savaşlar, siyasal dönüşümler ve derinleşen sosyo-ekonomik eşitsizlikler gibi boyutlarıyla bir “çoklu kriz” dönemi olarak tanımlandığını da vurgulamak gerekir.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından her yıl yayımlanan Küresel Risk Raporu’nun 2024 yılı değerlendirmesinde, temel olarak birbirleriyle bağlantılı gibi görünmeyen ancak sistemik olarak ilişkili risk alanları ele alınmaktadır. Rapora göre, önümüzdeki on yıl için en büyük riskler arasında iklimle ilgili tehditler (aşırı hava olayları, yer sistemlerinde kritik dönüşümler, biyolojik çeşitlilik kaybı, doğal kaynak erişim sorunu gibi) ilk sırada yer almaktadır.

İklim değişikliği konusunda en önemli bilimsel yol gösterici olan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), iklim değişikliğinin büyük olasılıkla geri döndürülemeyecek etkilerini sınırlamak için sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla sıcaklık artışının 1.5 derece ile sınırlandırılmasını öngörmektedir.

Ek bilgi

Sayı

İktisat ve Toplum Dergisi 173

Sayfa Aralığı

76-80