Makaleler

Kriz Algılaması Ve Çözümlemesi – İzzettin Önder

60,00

Kriz konusu artık doyum noktasına geldi, diye düşünebiliriz. Böyle düşününce bu yazıyı modası geçmiş olarak görebiliriz. Oysa, iki nedenden dolayı ben böyle düşünmüyorum. Birincisi, 1929 Krizi iktisatçılara ve politikacılara sadece kriz sonrası alınabilecek “itfaiye-türü önlem” hakkında bir fikir verdi. Nitekim, kriz sonrası FED politikaları bu öğretinin bir sonucu olarak uygulandı. Ancak, böyle bir önlem konjonktürel olup, etkisi ve yapıcılığı açılarından hiçbir kalıcılığa sahip değildir. İşte bu nokta beni ikinci nedenime götürmektedir. O da, ünlü filozof Kant’tan beri doğa bilimlerini hemen tümüyle kuşatan, fakat sosyal bilim olarak tanımlanan alana ve özellikle de iktisat alanına uğramayan, reel analiz metodundan hipotetik analitik düşünce metodolojisinin, Einstein’ın dediği gibi, bir santim dolayındaki kafa kemiğimizin gerisine nüfuz edememiş olmasıdır. Böylesi algılama yetersizliği bizleri olayları deruni görmekten alıkoyarak, yüzeysel alanda dolaştırmakta ve asıl nedenden çok, konjonktürel neden ya da nedenler peşinden koşturmaktadır. O sebeple, kriz konusunun modası günümüzde geçmiş olmadığı gibi, bir sistem olarak kapitalizm varlığını sürdürdüğü sürece de geçmeyecek, hatta ileriki dönemlerde daha da artacaktır.

Ek bilgi

Sayı

İktisat ve Toplum Dergisi 49

Sayfa Aralığı

45 – 55