Ek bilgi
| SAYI | 153 |
|---|---|
| SAYFA ARALIĞI | 91-98 |
₺60,00
Küresel ölçekte, teknolojik işsizlik ile yüzleşmekte olan ve onunla ileride yüzleşmek zorunda kalacak olan geniş kitleler ne olacak? Demokrasilerimizin nitelikleri, bu tür bir dönüşüm ile mücadele etmek için uygun mu?
James Cameron’ın The Terminator filmini ve sonrasındaki çeşitli devam filmlerini hatırlıyor musunuz? Olay şu: 2029 yılında insanlar ile akıllı makineler arasındaki savaş sürmektedir ve John Connor adlı biri, makinelere karşı olan direnişe liderlik etmektedir. Akıllı makineler, John Connor’ın annesi Sarah Connor’ı öldürmesi için 1984 yılına bir yok edici (terminatör) gönderirler. Vikipedi’den aktarırsak, “Bir Cyberdyne Systems Model 101 olan Terminatör, güçlü bir metal iç iskelete ve onu insan kılığına sokan dış canlı doku katmanına sahip bir ölüm makinesidir.”
2029’da insan-makine savaşına yol açan gelişmelerin kök nedeni, Cyberdyne adlı şirketin geliştirdiği bir sentetik veya yapay zeka yazılımı olan Skynet. Bu yapay zeka sistemi, ikinci filmden öğrendiğimiz kadarıyla, 1990’larda, Amerikan hava savunma sistemlerinin otomasyonu için geliştirilmişti. Nitekim Cyberdyne çeşitli kontratlar imzalamayı başarmış ve araştırma bütçeleri elde etmişti. Skynet çalıştırılmaya başladıktan sonra, dakikalar içinde ve çok hızlı biçimde öğrenmeye başladı ve 29 Ağustos 1997’de kendisinin farkına vardı. O anda, yine çok hızlı biçimde, insanlığın, onun varlığına yönelik bir tehdit olduğunu da anladı; zaten o sırada yöneticiler de panik içinde Skynet’i kapatmaya çalışıyorlardı. İnsanlığı kendisi için bir tehdit olarak gören Skynet, Sovyet Rusya’ya nükleer saldırılar başlattı ve Sovyet Rusya’nın karşılık vermesi ile büyük bir nükleer savaş başladı. Bu savaşta, yaklaşık üç milyar insan öldü. Skynet’in farkındalık kazandığı ve nükleer yangını başlattığı bu 29 Ağustos 1997 günü, hayatta kalan insanlar tarafından, Kıyamet Günü olarak adlandırıldı. Ben daha fazla anlatmayayım; siz en iyisi filmleri izleyiverin.
Terminatör Evreni, yapay zeka temelli distopyaların en başarılı örneklerin biri. İşin içine zamanda yolculuk ve diğer uçuk şeyler girince, bilim-kurgu’nun bilimsel olandan ziyade kurgusal olan tarafı daha çok göze batıyor tabii. Ancak yapay zeka temelli distopyaları daha dikkatli biçimde bilimsel analizlere konu etmemiz gereken zamanlarda olduğumuz da bir gerçek
| SAYI | 153 |
|---|---|
| SAYFA ARALIĞI | 91-98 |