Makaleler

Kamu Yönetimi mi, Şirket Yönetimi mi? – Ergun Türkcan

25,00

21. yüzyıl iktidarı, Tanzimat mekteplerinden, Batı kurumları olduğu için hoşlanmadığı ve bunlara güvenmediği için, Harp Okulu’nu da, Askeri Tıbbiye’yi de (Gülhane Tıp) kapatıp yeni (sivil-İslami) şekillere sokarken, Mülkiye’yi de işlevsizleştirdi; Türk kamu yönetiminin tabanı kısa zamanda (15-20 yıl) İmam-Hatip mektepleri oldu.

Prof. Dr. Gencay Şaylan’ın son kitabını1 okurken son altmış küsur yılda dünyada ve tabii ülkemizde siyaset ve kamu yönetimi alanında yaşananlar hızlı bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti: İkimiz de, 1958’de Mekteb-i Mülkiye’ye (Ankara SBF) sınav kazanıp girmişiz; sonunda kamu yönetiminin bir parçası olacağız, kaymakam, maliye müfettişi veya diplomat. Çünkü Mektep’in üç şubesi var: İdari Şube, Maliye ve İktisat, Diplomasi. Üçüncü sınıfta bir seçim yapıp ayrılacağız. Sadece Diplomasi Şubesi’ne yabancı dil sınavıyla giriliyor, onu da Galatasaraylı, Saint Joseph’li arkadaşlar kazanıyor; nedense Robert College’den gelenler, ki zaten onlar Ankara’ya bile gelmiyor, bu sınavlarda pek olmuyorlar; onların yeri özel sektör yani İktisat Fakültesi ya da dış ülke üniversiteleri; biz yerli mallar, Ankara’dayız. Ama bununla çok iftihar ediyoruz; Türkiye’yi yüzyıldan beri biz idare ettik, bundan sonra da edeceğiz (Tam da 1959’da, MM yüzüncü yılını kutladı, sanki devlet töreniydi, biz teşrifatçılık yaptık). Özel sektörde çalışmak, zaten pek de özel bir sektör yok, ama bizim için bir küçümseme nedeni…

Ek bilgi

SAYI

149

SAYFA ARALIĞI

116-119