Makaleler

Gayri Safi Yurt İçi̇ Hasıla Ötesi – Devrim Dumludağ

25,00

 Artan eşitsizlik, küresel iklim değişikliği, bireyler arası güven gibi öne çıkan pek çok faktör bize günümüzde GSYİH’nin ve ekonomik büyümenin tek başına bir refah göstergesi olarak ele alınamayacağını ve iyi oluşu anlamak ve ölçmek bakımından yeni arayışlar içinde olmamız gerektiğini gösteriyor.

 Merhaba, bu sayıdan itibaren Eudaimonia köşesinde düzenli yazılarımla sizlerle birlikte olacağım. Eudaimonia özellikle eski Yunan medeniyetinde içe nüfuz eden iyi ruhsal durum halini veya sağlıklı, mutlu ve varlıklı olmayı içeren iyi oluş halini yansıtmaktadır. Bu köşedeki yazılarımın içerikleri temel olarak “iyi oluş” (well-being) ile bağlantılı olacak. 

Katrín Jakobsdóttir ismi pek çok okuyucu için tanıdık gelmeyebilir. İzlanda’nın başarılı kadın başbakanı Jakobsdóttir 2019 yılında “Catham House”’da yaptığı konuşmada İzlanda’nın ekonomik büyüme ve gelir odaklı politikalardan insanların iyi oluşunu ve sağlığını önceleyen politikalara geçmesinin hikayesini paylaşmıştı (Jakobsdóttir, 2019). Bu yazının hazırlandığı günlerde medyada çıkan bir haber ise bu politikaların meyvelerini vermesi açısından güzel bir örnek teşkil ediyor. 2015-2019 yılları arasında sürdürülen araştırmada, (çalışan nüfusunun yüzde birini oluşturan) 2500 kişinin haftalık çalışma saatlerinin 40 saatten 35 saate düşürülmesiyle birlikte (maaşlarına herhangi bir kesinti olmadan) çalışanların stres ve psikolojik yıpranma düzeylerinde önemli bir düşüş olduğu, buna karşılık verimliliğin de gözle görülür şekilde arttığı saptanmış (Euronews, 2021). Çalışma saatlerinin düşürülmesindeki ana fikir insanların kişisel bakım ve sosyal hayatlarına daha çok zaman ayırabilmeleri ve böylelikle daha mutlu, sosyal ve sağlıklı bir hayat sürmeleri. Uygulama ile verimlilikte ortaya çıkan artış ise sürecin çıktısı olarak değerlendirilmektedir. 

Ek bilgi

SAYI

130

SAYFA ARALIĞI

49-56