Ek bilgi
| Sayı | İktisat ve Toplum Dergisi 191 |
|---|---|
| Sayfa Aralığı | 56-65 |
₺60,00
Anayasaların1en az içeriği kadar yapım yönteminin de önemli olduğu düşüncesi son zamanlarda akademik çevrelerde daha sık dile getirilmektedir. Dünyada 19. yüzyıl itibarıyla yaygınlaşmaya başlayan yazılı anayasaların yapım yöntemi, geçmişte bu kadar tartışma konusu olmazken, günümüzde bir anayasanın nasıl yapıldığının, onun içeriğini ve meşruiyetini belirleyen en önemli unsurlardan biri olduğu kabul edilmektedir. Bu fikri değişim, her örnekte uygulamaya yansımasa da, bugün anayasa yapımının “iyi uygulama kuralları” (good practice) büyük ölçüde netleşmiş durumdadır. Kimi yazarların “eski anayasacılık”tan “yeni anayasacılığa” geçiş olarak nitelendirdikleri bu bakış açısının benimsendiği örneklerde anayasa yapım sürecine (vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar gibi) yeni aktörlerin katıldığı görülmektedir. Böylece geçmişte bir “seçkin faaliyeti” olduğu düşünülen anayasa yapımı katılımlı bir sürece dönüşmüştür.
| Sayı | İktisat ve Toplum Dergisi 191 |
|---|---|
| Sayfa Aralığı | 56-65 |